hackerilayda.sitemynet.com

ANASAYFAM))?/
winx club
foto albüm3
boyama 6
boyama3
röpörtajlar
çizgi film
oyunlar
şarkı sözleri
boyama
boyama 2
Boyama4
boyama 5
dolzlar
anketler
Foto Albüm
foto albüm 2
KAHRAMANLARIM
FIKRALAR
BİLMECELER

röpörtajlar


Hepsi birbirinden güzel dört genç kızdan oluşan Hepsi Grubu ile dopdolu ve sımsıcak bir söyleşi...

Hepsi Grubu
4 Birbirinden güzel ve şirin kız... Bir de güzel sesleri, kıvrak ve şölensel dansları biraraya gelince; seyre doyum olmayan ve ülkemiz müzik tarihinde biraraya gelmiş bayan grupların asla yakalayamamış oldukları bir başarıyı resmediyorlar. Hepsi Grubu, kuruldukları ve ilk şarkılarının namelerini kulaklarımıza mırıldanmaya başladıkları tarihten itibaren geniş kitlelerce beğenilen nadir gruplardan. Ve bu beğenimiz (gerçi tescile ihtiyaç yok) MTV müzik televizyonu tarafından da tescillendi desek yeridir.

İşte size birbirinden güzel dört bayan; “Hepsi” ile sımsıcak bir söyleşi...

Siz klasik sorulardan sıkılıyorsunuz galiba öyle bir duyum aldık. (gülüşmeler)
Soru olarak bagdatcaddesi.net’den soru soran arkadaşlarımız var; onların sorularını ilk önce yanıtlayalım. Sonra sohbet edelim. Sohbet sırasında ilginç bir şeyler buluruz aradan tamam mı?

H.G: Tamam

Siteden sorular: Çocukluğunuzda böyle bir yere geleceğinizi hiç düşünür müydünüz? Yada çocukluğunuzdaki hayalleriniz nelerdir? Tuba Demir sormuş.

Gülçin: Ya tabi ki düşünüyorduk. Herkesin sen ne olacaksın dedikleri zaman, zaten mikrofon olarak, her tür silindir şeklindeki eşyayı alıp şarkı söylemeye çalıştığım için böyle bir hayalim vardı yani.

Eren: Benim çocukluk hayalim çok komikti. Ahçı olmaktı. Ama bu çocukluk hayaliydi. Sonra, ortaokul yıllarına geldiğimizde tabi ki hayalimiz böyle bir grup olmaktı. gerçekten… Ama proje başladığında da bu kadar tepki alacağımızı çok kısa zamanda buraya geleceğimizi tahmin etmiyorduk.

Yasemin: Benim de mutlaka sahne ile ilgili bir şey olacağı kesindi, çünkü aileden gelen bir şeydi sonuçta. Tiyatrocu olmayı istiyordum. Ama daha sonra klasik baleye geçince dansçı olmaya karar verdim. Hep değişti bu fikir ama sonradan şarkıcılıkla dans bir arada olunca bu gurup kuruldu ve şimdi buradayız. Güzel yani.

Cemre: Zaten başından beri bunu istiyordum. Tabi klasik bale okuduğum için yani onda da sahne almak iyi ama, başından beri bunu istiyordum. Buraya geleceğimizi tahmin ediyor muyduk derseniz; biraz ukalalık olacak ama, ben ediyordum yani...

Tuba’ya teşekkürler. Muammer Çavuşoğlu demiş ki; Kıbrıs’a gelecekler mi?


H.G: Kıbrıs’a gideceğiz.

H.G: İyi ki sormuş... Kesinleşti 8’inde Kıbrıs’tayız. Cevabı çok kısa oldu bu sorunun ama… (gülüşmeler)

Gökhan Konaş demiş ki; başarılarında bayan ve güzel olmalarının payı onlara göre yüzde kaç?

H.G: Buna toplu cevap verelim isterseniz? Tek tek yüzde vermeyelim.

Eren: Bayan olmamız şu şekilde algılanabilir. Hani yalnızca bayan olduğumuz için değil ama, kız gurubu hani ilk defa bu şekilde bir şey yaptığı için ilgi çekmiş olabilir mesela. %30 olabilir. Bayan olmamız ve dört kişi olmamız bence %30 olabilir.

En son gittiğiniz film?

Yasemin: Eee ben gittim… (gülüşmeler) Dünyalar Savaşı’na gittim çok güzeldi.

Eren: Hatırlamıyorum. Neden hatırlamıyorum çünkü ben her gün birkaç film izliyorum. Yani sinema dışında da. Ne izlediğimi gerçekten hatırlamıyorum. Çok fazla film izliyorum. Hangisi en son film hiç hatırlamıyorum.

Cemre: Angelina Jolie ve Brad Pitt. Ms&Mr Simith.
Hayatınızın filmi?

Eren: Hayatımın filmi. Büyük Umutlar.

Yeni versiyonu mu?

Eren: Evet.

Gülçin: Hayatımın filmi diyemem.Zaten çok fazla film izlemeyi sevmiyorum. Eren gibi ilgim yok. Ama dans filmlerini izlemeyi daha çok seviyorum.

Cemre: Ya ben, şimdi pek film aklıma gelmedi düşün düşün… Genel olarak Angelina Jolie izlerim; çoğu filmini seviyorum ben. Hayatımın filmi... ımm... (gülüşmeler) Pek bir şey aklıma gelmiyor şu anda.

Yasemin: Benim biraz saçma gelecek insanlara ama Armagedon olabilir. Filmin son sahnesi beni çok etkilemişti. O olabilir.


En son okuduğunuz kitap?

Yasemin: Da Vinci Şifresi.
Gülçin: Ben de en son Da Vinci Şifresi’ni yarıda bıraktım. Sonlarına biraz gelmiştim bıraktım okumadım.
Neden yarıda bırakılıyor bu kitaplar?

Gülçin: Çünkü vakit yok.

Cemre: Zamanımız yok. Normalde ben çok fazla kitap yani yazın özellikle onlarca kitap okurum ama yani şey olmuyor böyle zaman….

Marka tutkunuz var mı?

Yasemin: Yok ama ayakkabıda önem veririm mesela öyle diyeyim.

Mesela en son ne aldın?

Yasemin: En son ne aldım ya ben? Dans ayakkabısı aldım en son. Nike’dan aldım. Hepimiz aldık. (gülüşmeler)

Eren: Marka takıntım yok ama orijinal şeyler giyinmekten hoşlanıyorum. Genelde herkesin üstünde olan moda gibi herkesin üstüne yapışmış giysileri sevmiyorum. Orijinal şeyleri daha çok seviyorum.

Gülçin: Marka takıntım yok ama sevdiğim bir stil var tabi. Her markanın bir çizgisi oluyor. Benim de sevdiğim bir çizgi var tabi ki. Adidas seviyorum ayakkabıda özellikle. Onun dışında böyle çok tercih ettiğim kesin budur dediğim bir şey yok.

Cemre: Benim marka takıntım belli bir marka yok. Bazı genel olarak beğendiğim markalar var onların çoğu ürününü beğeniyorum yani tam benlik diye. Ama genelde her şey değil; bazı ürünlerde gidip özel üretim olan şeyleri bulurum; bunun her bedeninden şu kadar var, onları özellikle alırım... severim öyle tek tük olan şeyleri.

Peki Bağdat Caddesi hakkında ne biliyorsunuz? Karşıda hiç yaşadınız mı? Gezip gördünüz mü?

Cemre: Anneannem oturuyor orada. Fakat şey, ben normalde Etiler’de oturduğum için Bağdat Caddesi’ni bilmiyorum, bana biraz karışık geliyor. (gülüşmeler)

Bağdat Caddesi mi karışık geliyor?

Cemre: Büyük yani orası, güzel ama... ne bileyim…

Yasemin: Benim okulum orada. Kadıköy’de. İstanbul Üniversitesi Konservatuarı. Orada okuyorum... vaktimiz olduğu zaman Moda’ya gidiyoruz yada Cadde’ye... Cadde’de tek bildiğim yer Şaşkınbakkal. (gülüşmeler) Başka da hiçbir yeri bilmiyorum. Birkaç yer biliyorum ama inanılmaz karışık geliyor sokakları bana. Bana diyorlar ki orada yaşayanlar, sizin taraf daha karışık. Aslında değil, oradaki sokaklar birbirlerine çok benziyor çünkü; çok karışık geliyor bana.

Cemre: Bağdat Caddesi derli toplu olması açısından çok güzel bence. Yani mesela bir mağazayı bulabilmek için Etiler’den Bebek’e iniyorsunuz falan... Bağdat Caddesi’nde hepsi var. Bütün alışveriş merkezlerindeki mağazaların hepsi var; o açıdan çok güzel, ama yine de çok iyi bilmediğim için karışık geliyor.

Eren: Benim de hayatım hep Avrupa yakasında geçti. Karşıda da bir tek Cadde’yi biliyorum ve arabayla karşı tarafta her zaman kaybolurum. Bir tek arabaya binip Cadde’ye gitmeyi biliyorum. Başka hiçbir şey bilmiyorum. Cadde çok rahat bir yer bence. Gittiğim zamanlarda her şey süper. Dümdüz bir cadde ve ben ara caddelerinin de çok rahat olduğunu düşünüyorum. Çünkü bence hepsi birbirine paralel ve mantıksal olarak karışık değil.

Ama bu kavramı duymuşsunuzdur en azından. Bağdat Caddesi’nden yaşayanlar hakkında edindiğiniz fikriniz var mı? Etiler insanlarına benziyorlar mı mesela?

Cemre: Mesela Bağdat Caddesi kızları için diyorum ki; ya bunların hepsi nasıl bu kadar bakımlı ve güzel olabilir? hepsi güzel! (gülüşmeler) Ne kadar kızın yanından geçiyorsam hepsi güzel, manken gibiler... Bağdat Caddesi’nin kızları güzel oluyor onu biliyorum.

Eren: Bir de şeyi biliyorum, araba olayını. Orada arabalarla hızlı giderlermiş, arabalarla gezerlermiş onları da biliyorum. (gülüşmeler) Bir de çok kalabalık oluyormuş haftasonu ve hava güzel olunca.
Cemre: Marks&Spencer’ın önünde toplanıyorlarmış dimi Yasemin? Buluşma noktası falan varmış onların. Arabayla gezen gruplar, mesela sahil tarafındaki Mc Donald’s ın orada toplanıyorlarmış öyle biliyorum. (gülüşmeler)
Yasemin: Ben şeyi hatırlıyorum Cadde ile ilgili... Birkaç sene önce orada bir mağazaya girmiştim. Daha küçüğüm. Avrupa tarafında öyle büyük katlı mağazalar yok henüz. Annemlerle beraber, böyle kat kat çıkılıyordu mağazaya ve çok da güzel kıyafetler vardı. Sonra ikinci girişimde öğrendim ki Zara diye bir yermiş. İlk Zara orada açılmıştı onu biliyorum...
Gülçin: Bakımlı insanlar olduklarını biliyorum, böyle diyeyim. (gülüşmeler)



Bu arada yaşlarınız kaç?
Gülçin: 20 yaşındayım 85 liyim.

Cemre: 20

Eren: 21

Yasemin:19

Mesela bugün makyajlarınızı siz mi yaptınız? Siz mi yaparsınız? Makyaj eğitimi aldınız mı?

Yasemin: Ben bugün kuaföre gitmedim. Kendi kendime yaptım her şeyi. Saçıma da fazla şey yapmıyorum artık... konserlere çıkarken bazen kendim yapıyorum, daha kolay ve daha pratik. Doğallıktan yana daha çok yakışıyor açıkçası bana kendi halinde bırakmak. Makyajımı da kendim yaptım. Bugün aslında Erenle biz gitmedik kuaföre üşendik. Biz kendimiz yaptık.

Eren: Makyaj eğitimi almadık. Ama artık suratımıza makyözler çok fazla makyaj yapa yapa kendimize en çok yakışanı yavaş yavaş bulmaya başladık. Bir de makyaj nasıl yapılır yavaş yavaş biz de. Ben de bugün kuaföre gitmedim. Zaten saçlarım normal, yani makyajı da kendim yaptım. Birde sürekli kuaföre gidip makyaj yaptırmak... hani gerek yok diye düşünüyorum.
Gülçin: Bu arada ya şey; biz hep beraber küçüklüğümüzden beri, sahneye çıktığımız için, kendi makyajlarımızı ve sahne makyajımızı kendimiz yapmak zorunda kalıyorduk. Bu sahne makyajı başka bir şey ama, ben öyle bir şey ki bazen özellikle rimel sürerken batırıyorum ve kendim yapmamayı tercih ediyorum o yüzden; ben de bugün kalkıp kuaföre gittim yani. (gülüşmeler)

Cemre: Ben istesem makyajı düzgün şekilde yaparım ama artık saç ve makyaj yaptırmak istemiyorum. Hiç hoşuma gitmiyor saç ve makyaj yaptırmak elimde olsa hiç makyajsız şekilde çıkıcam rahat rahat, ama olmuyor yani.

Erkek arkadaş mevzusuna girelim mi?

Menejer: Ben söyleyeyim, Cemre'nin yok, Gülçin'in yok, Eren'in var, Yasemin'in yok. (gülüşmeler)

İlişkinden memnun musun? Ne kadar zamandır…

Eren: Çok memnunum. İki sene. Çok memnunum çok mutluyum, huzurluyum.

O ne yapıyor? Nasıl biri?

Eren: O ne yapıyor? Normal bir üniversitede okuyor. Biz tabi ki anormal bir üniversitede okumuyoruz. (gülüşmeler) Konservatuar değil. Öğrenci ekonomi bölümünde okuyor. Gerçekten çok alakasız. Ama onun da ruhunda dansçılık ve şarkıcılık varmış. Yaşadığımız bazı ayrıntılarda görüyorum bunu. Bizimle takıldığı sürece baya bir çıkıyor ondan böyle şeyler. O da hayatından çok memnun... bizimle olmaktan çok memnun. Bizimle diyorum, çünkü sırf benle değil yani, hep birlikteyiz.

İdeal bir sevgili nasıl özelliklere sahip olmalı? Dürüst mü olmalı, asla yalan söylememeli mi, yakışıklı mı olmalı... entelektüel mi? Nedir?

B.C: Eren seçmiş tamam.. (gülüşmeler)

Eren: Benimki gibi olmalı; nasıl mı? İdeal bir sevgili tipinin haricinde söyleyeceğim. Çünkü “ideal tip” herkesin kafasında çok farklı. Anlayışlı olmalı diye düşüyorum... yani bazı durumlar vardır her halden durumlardan... hani anlayışlı olmalı, kendi isteklerine göre davranmamalı, karşısındakine tolerans tanımalı. Çok kıskanç olmamalı.

Ama biraz, azcık kıskanmalı mı yani?

Eren: O da olmasın bence, ben öyle kıskançlıktan çok hoşlanmam... çünkü beni boğuyor gibi geliyor kıskanç tavırlar. Onun dışında içten bir insan olması lazım. Herkesin onu sıcak bir insan olarak görmesi hoş olur...

Yasemin: Ya nasıl söylesem... Bu soru daha önce de sorulmuştu bana. Ukala olmamalı, bana güvenmeli, benim de ona güvenmem gerekiyor tabi. Ve nasıl söylesem, karakteri oturmuş olmalı, iki yüzlülükler falan... güzel şeyler değil bunlar. Ne bileyim beni kıskanmayan... biraz kıskansın ama çok kıskanmasın... çünkü Eren’e katılıyorum, çok boğuyor insanı... niye kıskanıyorsun falan, çok kötü olur herhalde. Ben kıskanırım açıkçası... ama fazla belli etmem... içimde kalır, söylemem.

Cemre: Doğal ve dürüst olmalı. Beni merakta bırakmalı. Mutlaka merak ettiğim bir şeyler olmalı hep.

Gizemli kalmalı?

Cemre: Evet gizemli olmalı ve boyu boyuma yakın olmalı ki kendimi güvende hissedeyim.

Boyun kaç?

Cemre: 67 falan galiba. 1;67.

Kolay... standart… (gülüşmeler)


Cemre: Bilmiyorum ya, böyle sorular sorulduğunda hiç birinde aklıma cevap gelmiyor. Bir erkek nasıl olmalı? Ne bileyim rahat olabileyim yanında, abuk subuk yalanlar söylemesin, bir şey yapmak istiyorsa gezmek eğlenmek istiyorsa eğlensin. Açık sözlü olsun bir şey yapıyorsa gelsin suratıma söylesin. Kavga edip sonra sakinleşebilirim. Ama şey bilmiyorum yani çirkin davranışlar olmasın. Bu soruyu böyle sorunca benim aklıma hiçbir cevap gelmiyor. Ne bileyim ben anlık bir cevap veremem buna.

Grup içersinde iş bölümünüz var mı? Mesela röportajlara gittiğimizde Cemre konuşmayı sever, Eren daha arkada kalır genellikle gibi...

Cemre: Yok. Adımızda “Hepsi” zaten öyle bir iş bölümümüz yok aslında. Kim ne isterse o anda o an’a bağlı olarak yapıyor.

Tv programlarına katıldınız, röportajlara gittiniz, en eğlendiklerinizden bir tanesi? Sanırım Zaga’ya katılmıştınız ve baya hareketli ve eğlenceli geçmişti.



Yasemin :Zaga’da bir şey olmadı yaa Beyaz’da çok eğlendik. Gülüyoruz. Konuk olduğumuzu unutuyoruz orada; Beyaz espriler yapıyor biz gülüyoruz eğleniyoruz kendi kendimize.

Cemre : Zaga’da güzeldi.

Eren : Sinyal çok güzel.

Gülçin : Sinyal programına gittik araba kullandığımız böyle işte hepimiz gittik.

Yasemin: Ben rezil oldum.

Hangi hataları yaptın?

Yasemin: Ehliyeti yeni aldım. Trafiğe çıkmadım hayatımda, araba park etmedim ben. Rezil oldum, gerçekten rezil oldum. Gülçin dubaları kaldırdı ben ona rağmen park edemedim o arabayı. İşaretleri falan bildik ama ben arabayı park edemediğim için üç tane ceza aldım. Dans etmek zorunda kaldık. (gülüşmeler)

Cemre: Yaseminle Gülçin takıldı, Erenle ben; işte arabayı işaret dubalarının arasına park etmek gerekiyor, Gülçin’de inip gel gel, git diyor. Gülçin iniyor dubaları kaldırıyor bir güzel. (gülüşmeler)

Gülçin: Kukaları kaldırdım çünkü imkanı yok asla park edemez Yasemin; böyle bir şey yapmak zorundaydım yani. (gülüşmeler)

Eren: Sonuçta ben ehliyeti alalı 3 yıl falan oldu... trafikte geziyorum gerçekten güzel şekilde. Bazı tabelalar var onlar ehliyet kitabında var, trafikte yok; onları koymuşlar oradaki piste, Cemre’de benden 1,5 sene sonra aldı benden daha taze onun bilgileri, arabayı kullanan benim, cevapları veren Cemre. Allah’tan yanımda ehliyet sınavından daha yeni çıkmış yeni biri var yoksa ben yalnızca araba kullanıyorum, güzel park ediyorum... bazı levhalar var gerçekten bilmiyordum... o yüzden Cemre’ye teşekkür ediyorum buradan. (gülüşmeler) Ceza almamızı engelledi.

Peki ne kadar puanla bitirdiniz?

H.G.: Neredeyse hepsi hata. (gülüşmeler)

5 tane soruyorlardı sanırım.

Eren: Soruları bildik ama yani giderken hata yaptık bagajı açık unuttuk. (gülüşmeler) Park edemedik orada hep birlikte çok komik oldu. Kaputu açmam gerekiyor, kaputun kolunu bulamadım bagajı açtım. Sonra kaputu açtık ama bagaj açık kalmış. Öyle gitmişiz kullanmışız. (gülüşmeler) Öyle garip garip şeyler oldu

Bu arada garip bir hikaye dinledik biz.

H.G: Ne, Nasıl bir hikaye?

Karınca hikayesi.

H.G: (gülüşmeler)

Yasemin: Eren küçükken reçellerle birlikte karınca yiyormuş. (gülüşmeler)

Eren: Bahçe katında oturuyorduk. Bahçeli bir evdi. Masada mutfak masasında bal ve reçel hep dururdu. Onlar hani buzdolabına konmuyordu ve çok fazla karıncalanıyordu, karıncaların yolu vardı; şekerin ve reçelin içine girerdi. Ben de küçükken her seferinde ayıklardım çaya ve süte koyarken, reçellerden ayıklamazdım öylece ekmeğimin üstüne sürerdim karıncalarla birlikte.

Annen görmeden mi?
Eren: Annemde görüyor canım ne olacak. (gülüşmeler) Pek önemli değildi. Karıncaları da çok seviyorum... gerçekten çok seviyorum enteresan şekilde. Onlar bana enteresan şekilde tatlı geliyorlar yani çok çalışkanlar. Öyle çocukken karıncaların çok çalışkan olduklarını öğrenirsiniz ya, çocukken çizgi filmlerden falan... o şekilde işlemiş karıncalarda orda bana yabancı gelmedi uzun süre. 7 sene o evde yaşadım... orda ne güzel ekmek üstüne ayıklamadan yedim çok da yemişimdir muhtemelen karınca.

Başka çocukluk anılarınız?

Yasemin: Ben bir kere köpeğimle birlikte uyumuştum. Bizim sibirya kurdumuz vardı o zaman daha ona yer yapamamıştık bahçede... apartmanda bakıyorduk bir süre, balkonda kocaman bir kulübesi vardı. Motorsiklet geçtiğinde sürekli havlıyor, susması için yanına gitmen gerekiyor... yani ben kulübeye girdim onunla, kulübeden çıkınca yine havlamaya başlıyordu ve ben kulübede onunla birlikte uyudum sabaha kadar. (gülüşmeler) Sabah uyandığımda yalıyordu beni o şekilde uyanmıştım. Çokta büyük, ben de küçüğüm...

Kaç yaşındaydın?
Yasemin: İlkokul sondaydım orta bire geçicektim. Baya büyüktü o birlikte uyumak zorunda kalmıştık onunla... iğrenç kokuyordum kalktığımda. (gülüşmeler)

Eren: Ben de kız kardeşimle, benden iki yaş küçük kız kardeşim var, annemler evde yokken evdeki birçok eşyayı kül tablası olsun, abajur olsun bir sürü eşyayı; bir tane böyle kapalı barandamız vardı hepsini oraya taşırdık... ve hepsinin üstüne bir fiyat koyardık... annemler eve geldiğinde onlara satmaya çalışırdık... böyle saçma sapan oyunlar oynardık kardeşimle. Evdeki eşyaları annemlere satıyorduk tekrardan. (gülüşmeler)

En çok ne kadar yiyebilirsin?
Yasemin: En çok bir ekmek yerim. (gülüşmeler) Ben yemek yemeği çok seviyorum ama bu sıralar yememem gerekiyor. (gülüşmeler) Baya bir kilo aldım çünkü. En çok balık ve tavuk severim. Sebzelerden brokoli yemeği severim. Bir de anneannemin yaptığı Ayşe kadın fasulyeyi, zeytin yağlı. Zeytin yağlı dolma...

Hiç yemek yaptın mı?

Yasemin: Ben yaptım.

Makarna mı?
Yasemin: Makarna yaptım. Sos yapıyorum değişik tarzlarda böyle, özel soslar yapabiliyorum. Bir de bezelye yemeği yapmıştım.
Yemek yapmak zevkli mi?

Yasemin: Zevkli ama kimse karışmayacak mutfakta... çünkü, mesela annem gelip şunu karıştırmasın yani... ben yapıyorsam ellenmeyecek...

Peki yemek seçiyor musun?

Yasemin: Yemek seçiyor muyum? Yumurta yemem mesela... nefret ederim yumurtadan. Nanenin taze yaprakları vardır ya, salataya falan konur onları da yiyemiyorum. Bir de patlıcan asla yemem.

Eren: En çok ne kadar yerim? mesela patlayana kadar meyve yiyebilirim. Mesela Mc Donald’sın bir tane büyük mönüsünü yediğim zaman yerimden kalkamayacak gibi oluyorum çok fazla geliyor... belki o kocaman mönüyü yiyip arkasından kocaman kolasını yada başka bir şey içtikten sonra çok fazla tıkıyor beni. Zaten o şekilde tıkanmayı sevmiyorum ama patlayana kadar meyve yiyebilirim. Bir blendıra muz, şeftali, bisküvi ya da mevsim meyvelerinden hangisi olursa... Bisküvi, süt, bal bir blender; hepsini içiyorum ve yani bütün gün bir şey yemiyorum... en son yatmadan önce acıkıyorum, bir şeyler daha atıyorum ağzıma o şekilde yatıyorum... en fazla tıkadığım şey herhalde o blenderdır. Onun dışında başka bir şey aklıma gelmedi.

Hiç yemek yaptın mı?

Eren: Yemek yaptım. Ama mesela şöyle, kendi kendime yapamıyorum... anneme telefon açıyorum, anne şimdi ben ne yapıcam diye... ne nerede türünde... ne yapacağımı o bana tarif ediyor... yemeğin tam ortasında anne ben ne yapacaktım diye soruyorum bazen... Güzel bir şekilde yemek yapabiliyorum ama tarifi telefonda almam gerekiyor... Çünkü, bir dahaki sefere yine unutuyorum tarifi. Unutuyorum işte, elimde değil...
(15) Yorumlar (0) Trackbackler Bağlantı

14.09.07Hepsi birbirini ne kadar tanıyor??posted_in Hepsi Röportajları | 23:42

Grup Hepsi Üyeleri Birbirini Ne Kadar Tanıyor?

Yasemin bilin bakalım Yasemin'in Favori Albümün adı..?

Eren: Şebnem Ferah

Cemre: Şebnem Ferah

Gülçin: Şebnem Ferah

Yasemin: 3'te 3!

Diş Fırçası ne renk?

Eren: Beyaz

Cemre: Mavi

Gülçin: Mor

Yasemin: Evet Mor!

En çok görmek istediği ülke?

Eren: Amerika

Cemre: Miami

Gülçin: Viyana- Avusturya

Yasemin: Hawai tabi ki!

En sevdiği yemek?

Eren: Patlıcan

Cemre: Yumurta

Gülçin: Balık Çorbası

Yasemin: Balıklı her şeyi

Hayranı olduğu ünlü?

Eren: Erkek mi?

Gülçin: Kadın mı?

Yasemin: Yok ki!

Gülçin

Söyleyin bakalım Gülçin'in Olmazsa Olmazı?

Cemre: Ruju

Yasemin: Lipstick'leri

Eren: Lipstick'leri

Gülçin: Bingo

En sevdiği dizi?

Cemre: Yok ki! İzlemez O televizyon.

Gülçin: Hayır hayır bir tane var.

Yasemin: Avrupa Yakası

Gülçin: Evet Avrupa Yakası

En sevmeiği ders?

Cemre: İnkılap

Yasemin: İnkılap

Eren: İnkılap

Gülçin: Biz genel olarak sevmeyiz inkılabı

En sevmediği yemek?

Cemre: Enginar diyesim geliyor.

Yasemin: Bamya

Eren: Patlıcan

Gülçin: Evet Patlıcan

Cemre

Söyleyiin bakalım Cemre'nin Favori Dizisi?

Eren: The O.C

Yasemin: Friends

Gülçin: *** and The City

Cemre: Comedy Max'tekilerin hepsi

Olmazsa Olmaz Kıyafeti?

Eren: Küpeleri vardır.

Yasemin: Şapkaları vardır.

Gülçin: Kurtarıcısı çıtçıtlı saçlarıdır.

Cemre:Hepsi Hepsi Hepsi

Peki favori albümü hangisi?

Eren: Mariah Carey'nin son albümü

Yasemin: Mariah Carey

Gülçin: Mariah Carey

Cemre: Bunu bilirler çünkü sürekli dinliyorum...

Fobisi nedir?

Herkes: Por-ta-kal

Cemre: Portakaldan nefret ediyorum, alerjim de var zaten

Kendinizde eksik gördüğünüz yönler var mı?
Y:Sanırım çok saf olmam.Herkesi çok iyi sanıyor ve çabk inanıyorum.Bu yönümü değiştirmeye çalışıyorum...
G:Tabi ki var.Özeleştiride çok kalpsizim.Kendi kendime söylemediğim zamanlarda bn kimse bileme tabi.Üülürüm ama bilirim mki Ah keşke şöyle yapsaydım dediğim drumlar benim bir dahaki sefere daha iyi olmamı sağlar...Yani ironik bir üzüntüdür...Hatta kendimi kutlarım farkındalığım için.Tabi bu durumu benim hiç beğenmediğim ve hep negatif olduğum şeklinde algılayanlar da oluyor...Ama asıl durm öyle değil.
E:Fazla iyi niyetli olmam çookk hem de!
C:Sabırsızlığım...

Gelecek için Mesleki Planlarınız neler?Mesela prodüktörlüğe vb. soyunmak isteyen var mı?
Y:Açıkçası hiç düşünmedim.Ama tv ve sanatla uğraşacağım kesin...
G: Doğrsu her masrafımı kendim karşılayabilmek isterim.Gelecekte yapabilir miyiz acaba?
E:Hepsi olarak bir dans okl açmayı hayal ediyoruz.
C:Gelceğimizi ş an yaptığımız işlerle belirledik zaten.İleride de yine müziğin içinde olacağım kesin...

İlk albümünüzde çok sevip Klip çekmek istediğiniz ama yapamadığınız bir şarkınız var mıydı?
Bu albümdeki favoriniz hangisi?
Y:Bize kalsa her iki albümümüzdeki tüm şarkılara klip çekeriz.
G:Örneğin Mum,Dur dur,Gitme,Saklambaç...
Mum benim en sevdiğim bu albümde...
E:Biz bütün şarkılarımızı çok seviyoruz...Bütün şarkılarımıza klipçekmek istiyoruz.
C:Bütün şarkılar favorimiz..Hatta son klibimizi oylama yaparak seçtik...

Sizinle yıllar önce yaptığımız bir röportajda topukl ayakkabı ve etek giymeyi sevmediğinizi, spor ayakkabı ve patolonlarınızdan vazgeçemeyeceğinizi söylemiştiniz...Stil tercihleriniz değişti mi??
Y:Aslında söylemek istediğimiz o değildi.Yalnızca o giysilerel rahat edemiyoruz..ama yerine göre giyilebilir tabi ki.
G:Artık topuklu ayakkabıyla da kendimi iyi hissediyorum çok güzel bir his.21 yaşındayım geç bile kaldım aslında...Ama her an da giyilmez tabi
E:Stil değil de yaş değişti Ama farkındaysanız biz yine en rahat ettiğimiz kıyafetleri tercih ediyorz.
Sonçta işin ucunda dans var.
C:Dans ederken rahat olmak istiyorz.Etek giyiyoruz. Ama hareketlerimizi sınırlayacak tarzda değil...


Konserlere nasıl hazırlanıyorsunz?
Y:Dans provalarımızı alıyoruz.sesimizi açıyoruz vs.
G:Kafam dinç olsun kuliste sigara içilmesin isterim...Derin nefesler alırım.Yeri gelince meditasyon tipişeyler yaparım.Provamızı yaparız.
Saçımı makyajımı da çok incelerim...Konsantre olmam gerekir...
E:Bol bol prova yaparak...
C:Dans provaları ve tabi ki şan.

Sahneye çıkmadan önce saç makyaj ne kadar sürüyor??
Makyajınızı kendiniz mi yapıyorsunuz??
Makyözünüz mü?
Y:Ayy çok sürüyor yaa.4 kişi olmanın en zor yanı b....3-4 saat sürdüğü oluyor bazen.Makyajımıı makyörümüz Ahmet yıldırım ve ekibi yapıyor.
G:Kimin yaptığına ve modele göre süre değişebiliyor...Ama söz konusu müthiş kuaförlerimiz olunca özellikle saçımı yapan Taşkınsa her eşy yarım saate olur biter..En zor örgüler bile...Saç ve makyaj için Ahmet yıldırım ve onun yardımcılarıyla çalışıyoruz..
E:Hepimiz toplam iki saate hazır oluyoruzAynı anda yani..
C:Offff uzun sürüyor.Üç saat gibi...

Sizce bu yazın modası ne olacak??
Y:Hımmm Kısa kotlar, dar paçalar.Babetler..Ayyy bilmiyorum...
G:Benim içi,n moa ben ne istersem öyle olacak...
E:Şortlar...
C:Şortlar...Herkese şık ve aksesuarlı şortları öneriyorm..Bu yazın modası budur...

Giyim tarzını çok beğendiğiniz bir ünlü var mı??
Y:hımm Kenan doğulu tabi ki...
Birde Nil karaibrahimgil...
G:Hayır ben bir çok şeyi karıştırmayı tercih ediyorum...
E:Gwen stefani...
C:nil karaibrahimgil

Yaz aylarında konserleriniz olacak mı, nerelerde??
Y:Evet olacak tabi.Konuştuğmuz yerler var ama tam olarak şu anda belli değil...
G:Yaz geli,nce Hepsi durmaz!!
E:Evet konserlerimiz var.Yine turne kapsamında devam edeceğiz...Şu anda tarihlerini bilmiyorum...
C:Yazın yine konserler olacak...Belirlenmiş turnemiz var...Ama tarihler ve yerler konusndaki detaylar aklımda değil...



İlk konserinizi nerde ne zaman vermiştiniz?
Y:Rumeli hisarında zerrin özerle
G:taksim tanıtım konser
2005in martı mıydı?
E:5-6 yıl kadar önceydi.

İlk klibinizi izlediğinizde aklınızdan geçen şey??
Y: bizi çok şey bekliyor demiştim
G: güzel olmuş piyasada böyle bir şey yok demiştim
E:bunlar biz miyiz??
C:ikincisini ne zaman çekiyoruz

Tancınızdan yerin dibine girecek gibi hissettiğiniz an??
Y:sandalyeden düşmüştüm
G:beyaz showda ne demek istediğimi anlatamamıştım bir türlü
E:ayyy hatırlamıyorum!!
C:Eyvahhh!!!!

İlk paranızla ne almıştınız??
Y:anneme hediye almıştım
G:hiç hatırlamıyorum. Çok küçüktüm o zaman. AKM çocuk balesi kadrosunda senelerce çalıştım bacak kadar boyumla
C:kendi kazandığım ilk parayla sevdiklerime hediye almıştım

Küçükken nasıl bir çocuk muşsunuz?
Yaramaz mı uslu mu?
Y:hem yaramaz hem de uslu
Muzurmuşum ben
G:çok sosyal faaliyeti olan (piyano, okul, bale koro…)ve zamanı olmayan bir çocuktum. Çok hareketli anında yazıp oynayan roller yapan İngilizce bilmeden İngilizce şarkı söyleyen TV seyrederken bile bilmeden modern dans ve ne idüğü belirsiz esnek hareketler yapan, bilmiş, konuşkan, kontes gibi davranan bir zilli kızdım.
Sessi durduğum da olurdu yerine göre…
C:Usta yaramazlardan…

İlk pişirdiğiniz yemek??
Y:makarna
G:kurabiye annem yaparken ben kandırırdı Gülçin yaptı diye oysa ben yalnızca o şekil kaplarıyla şekil verirdim…
E:makarna ile başladım gerisi geldi…

Tadını hiç bilmediğiniz yemek??
Y:çekirge
G:Meksika yemeklerini pek bilmem
E:Afrika’nın enteresan yemekleri olduğunu duymuştum… Bizim damak zevkimize pek uygun değilmiş…
C:Kurbağa bacağı

Hiç yüzüne bile bakmayacağınız erkek tipi??
Y:pis erkek
G:kapkara ve her tarafı kıllarla kaplı erkek.
E:Çook piss, dağınıkkk,pasaklııı!!
Zaten kim bakar ki öylesine??
C:pasaklı ve pis!!!

Hiç dinlemediğiniz müzik türü??
Y:bilmem düşünmedim hiç…
G:çok karışık türleri henüz keşfetmemiş olabilirim ama genel olarak her türü dinlerim…
E:hemen her tür müziği dinliyorum…
C:her türünü dinlerim

Gitmeyi çok isteyip de hiç gidemediğiniz yer??
Y:Hawaii çok istiyorum gerçekten
G:her yere gitmek isterim öyle özel bir yer yok zaten nereye gidersem gideyim asıl aradığım şey bende
E: Doğu Asya ülkeleri
C:Hawaii

Hiç katılmak istemeyeceğiniz bir tv programı??
Y:neden söyleyeyim ki??
G:çöpçatanlık programları
E:yok canım öyle bir şey
C:Aa olmaz!!

Size şimdiye kadar edilmiş en güzel iltifat??
Y:hayatımın anlamı denmesi…
G:sesin hayatımda duyduğum en güzel ses…
E:hımm bana kalsın hadi bu:)

İnsanlarda en çok neyi kıskanırsınız?
Y:İnsanlarda??Kıskanmam ki…
G:bilemedim yaa…
C:benim düşündüğüm bir şeyi benden önce biri yaparsa kıskanırım...

Sizi en sinirlendiren şey?
Y:bana bağırılması
G:bilmeden konuşmak
E:yalan beni çok sinirlendiriyor!
C:sinirlenmememi söylediklerinde sinirlenirim…

Giydiğiniz en kötü kıyafet?
Y:hatırlamıyorum
G:bazen evden öyle kötü çıkıyorum ki..Gerçekten eğlenceli oluyor…
E:kötü kıyafet giymemmm!!
C:Hımmm hatırlamıyorum

Birlikte en eğlendiğiniz gün??
Y: O kadar çok ki…
G:Sahnede… Ankaradaki konserde Sezen hanımla Rakkas’ı söylerken
E:konserlerde çekimlerde ve ş aralar özellikle de dizi setinde eğleniyoruz…
C:Biz hep çok eğleniyoruz… Hele de en son konserimizde o kadar çok eğlendik ki…

İstanbul’un en sevdiğiniz yeri?
Y:boğazı
G:taksim
E:İstanbul bir bütün olarak sevmeye değer…
C:Boğaz

Beş parasız kalsaydınız??
Y:sorun değil yine mutlu olurdum
G:Bir bada Jazz söylemek isterdim…
E:yine çok çalışır, çalışırdım…
C:her şey para değil bu yüzden bir yolu mutlaka vardır.

Müziği bırakmanızı isteyen birine kör kütük aşık olsaydınız??
Y:Hımm aşk bu tabi ki neye sebep olacağı belli olmaz ama öyle biri benim hayatımda olamaz!
G:Kendimden ödün vermem. Birine hayatıma girmesi için izin verdiysem değişmesi gereken ben değilim hayat…
E:Bilemiyorum bu ihtimal pek gerçekçi değil…
C:Müzik de bir aşk benim için…

Sirkte çalışsaydınız?
Y:hayvan terbiyecisi olurdum
G:sihirbazın yardımcısı olmak isterim ama dans ederim ve şarkı söylerim…
E:sirkin sahibi olurdum!
C:sanırım bıçak fırlatıcı olurdum…

Bilim insanı olsaydınız?
Y:kanseri yok ederdim..
G:kediler hakkında araştırma yapardım…
E:ışınlanmanın bir yolunu bulurdum.Trafik yeter!!
C:tüm hastalıkları yok ederdim!!

Dünya üzerindeki en büyük problemlerden birine çözüm bulabilecek olsaydınız…?
Y:hastalıkları yok ederdim…
G:Ruhani bir dünya isterdim..Herkesin mistik anlayışla yaşamasını…
E:tüm hastalıkların kaynağını bulup yok ederdim…
C:Kesinlikle hastalıkları yok ederdim

Eren BAKICI
1984 te İstanbul'da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümünde orta öğretim ve liseyi bitirdi.Aynı okulda Modern Dans eğitimi görüyor. Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesinin sergilediği oyunlarda altı yıl boyunca rol aldı. Londra da Urdang Dance Academy de ve Budapeşte Dans okulundaeğitim aldı. Dans grubu ; Dans ; ile Çin'de Ülkemizi temsil etti. Reklam jingleları seslendirdi. Britney Spears ve Michel Jackson gibi dünya yıldızlarıyla çalışan Selatin Kara yla bir aylık workshop çalışması yaptı.Yıldızların altında müzikalinde sahne aldı.

oyuncular

Emre-Cem Avnayim
Barış-Erman Burmalı
Mert-Oğuzhan yıldız
Korkut-Yusuf Akgün
Banu Hoca-Ayçe Abana
Bahadır hoca-Bahadır efe
Alev-Sezen ünal
Arzu-Dila Kemer
Erol hoca-Kubilay penbeklioğlu
Zeynep-Jennifer boyner
Cemre-Cemre Kemer
Gülçin-Gülçin Ergül
Eren-Eren Bakıcı
Yasemin-Yasemin Yürük

BİLLUR YAZGAN (TUĞÇE) acemi cadı

OYUNCULUK HAYATIN NASIL BAŞLADI?
Çocukluğumdan beri hayalimdi;ekran önünde olmayı istiyordum. annem de beni çok destekliyordu.hatta annem,üniversiteye girdiğim yıl ,Müjdat Gezen'in oyunculuk derslerine girmemi önerdi.sevinçle kabul ettim. ardından da Tümay Özokur Casting'e yazıldım. bir ay sonra hemen Dijitürk'ün gençlik kanalı s'nek te canlı yayın sunucusu olmam için teklif geldi.'Şöhret'de ilk dizi deneyimim oldu.8 bölüm oynadım.Pek olamadım oyunculuğa ama 'acemi cadı'da set ortamı inanılmaz. aile gibiyiz.kavga ettiğimizde oluyor.ama nasıl annenle kavga ettiğinde uzun süre küs kalmazsın,bizim sette de öyle! CANLANDIRDIĞIN TUĞÇE KÖTÜ BİR KIZ MI? Bence çok eğlenceli bir kız!onu canlandırırken inannılmaz zevk alıyorum.normal hayatımda bağıran,çağıran bir insan değilimdir.dolayısıyla Tuğçe karakterini canlandırırken ,stres atıyorum.sakin bir kız değil çünkü her anı bir olay.Ama kötü biri değil sonuçta 16 yaşındaki bir kız ne kadar kötü olabilirki!çok saf bir kere.hırsları hep boşa çıkıyor. BÖYLE BİR ARKADAŞININ OLMASINI İSTER MİSİN? Dalga geçildiğini,istenmediğini anlamıyor. böyle bir insan benim arkadaşım olamaz!belki bu kadar çok konuşmasa iyi bir kız sayılabilirdi.bir de ben onu canlandırıken,çok sert ve hırslı oynamamaya dikkat ettim. TANINIYOR OLMAK HOŞUNA GİDİYOR MU? Aslında beniS'nek zamanından tanıyorlar.orada ağrı makyajlı,abartılı saçlı biriydi..'acemi cadı'sayesinde küçük hayranlarım oluştu.sonuçta rahatsız olmuyorum KAÇ YAŞINDASIN? 21'i bitirdim. dolu dolu 22'yim NE BURCUSUN? terazi.yükselenin de ikizler tan dengesizim yani YILLAR İÇİNDE EKRANLARDA BÜYÜDÜĞÜNÜ İZLEDİĞİMİZ VE SENİN DE ÇOK BEYENDİĞİN KİMLER VAR? Özgü namal var.bir çok projede yer aldı ama 'kurtlar vadisiyle'parladı. Geçtiğimiz günlerde Özgünün rol aldığı 'mutluluk'filmini izledim.inanılmaz oynamış.mesela ben onun oyunculuğunu tek tip zannederdim.yani hep aynı kız tipini canlandıracağını düşünüyordum.oysa şivesi,çekingen köylü kızı tavırları... bence tek kelimeyle muhteşemdi. onun dışında beyendiğim isimlerin yaşları hep büyük. YAŞLARI BÜYÜK İSİMLERDEN KİMLER VAR MESELA? Dolunay soysert'i ve Başak köklükaya'yı çok beyeniyorum.doğal ve abartısız oynuyorlar.ben şuna çok karşıyım. estetik ameliyat yaptırmış bir insan köylü kadınını canlandırmasın!ne alaka!bir kere oyuncu dediğin estetik yaptırmamalı.oyuncunun her şeyi mimiktir çünkü, GENÇLİK DİZİSİNDE OYNUYOR OLMAN,BUNDAN SONRA SANA GELECEK OYUNCULUK TEKLİFLERİNİ OLUMSUZ ETKİLERMİ? 22 yaşındayken,16 yaşındaki birini canlandırabilmem çok güzel bir şey bu piyasada olacaksam eğer,30'umda da genç bir kızı canlandırabileceğim demek ki!aslında benim yaşımdan küçük gösteren bir yüzüm yok.O yüzden çok düşünmüyorum OYUNCULUĞUNLA İLGİLİ KENDİNİ ELEŞTİRDİĞİN BİR NOKTA VAR MI? İnsanların beni eleştirdiği nokta;diksiyonumda problem olması!onu çözmeye çalışıyorum.Laçin Ceylan'dan ders almaya başlayacağım.hem oyunculuk hemde diksiyon artık farklı rollerde olmak istiyorum.şiveli roller istiyorum. OYUNUCULUK HARİCİNDE NELER YAPMAKTAN KEYİF ALIRSIN? Sinemaya gitmeyi çok severim havalar güzel olduğunda yürümekten ve yüzmekten keyif alırım.her kız gibi alışverş yapmayı seviyorum bir de! GELECEKLE İLGİLİ PLAN VE PROGRAMLARIN NELER? Oyunuculuk anlamında kendimi yetiştirebileceğim kadar yetiştireceğim.konservatuara gitmediğim için Laçin ceylan'dan alacağım eğitimle o boşluğu doldracağım.herkes oynuyor dizi filmlerde.Ben sinema filminde oynamayı istiyorum .inanılmaz Türk filmleri çekiliyo artık.Korku filmleri hariç!Mümkünse türkler korku filmi çekmesin.komediye dönüşüyor çünkü.

GRUP HEPSİ
GÜLÇİN ERGÜL'E SORMUŞLAR:
siz nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
benim rolüm sakar utangaç biri.sosyofobisi olan bir insanım.çok zıt şeyler yapabiliyorum.ama onun içinde bir asosyal yanım var.sosyofobik insanlardan korkmak gibi bir yanım da var.biraz şıpsevdi biriyim.
Diziyle birlikte risk aldığınızı düşünüyormusunuz?
ben hayranlarıma çok güveniyorum.dizi yaparak aldığımız risk daha farklı bir risk;biz dizi yaparak kulvarımızın dışına çıkmış oluyoruz.yüzlerimizin çok görünmesi ve harcanması açısından dolayı bir risk.ama dizinin tutmama riskini düşünmek bile istemiyorum.olumlu düşünmek gerek.
Oyunculukta iddialı mısınız?
kesinlikle iddialı değilim.beni bu konuda iteklediler.oyunculuk dersleri alıyoruz.güzel bir şeyler hazırlıyoruz ve çok çalışıyoruz.



CEMRE KEMERE SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
kendi karakterimin renklendirilmiş hali.evin titiz ve sinirli kızını canlandırıyorum.
risk aldığınızı düşündünüz mü?
tabii ki bir risk olduğunu düşündük ama bizi olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum.dizi başlamadan önce oyunculuk dersleri aldık ve çok ciddi çalıştık.oyuncu koçumuzun sözünden dışarı çıkmadık.benim de çok beğendiğim diziler yayından kalktı.ancak bu dizi sektöründe dizinin tutup tutmaması işin iyiliği,kötülüğü ya da oyuncularıyla belli olmuyor.
takip ettiğiniz bir dizi var mı?
var,sıla...Cansu DERE hayranıyım.
müzik mi yoksa oyunculuk mu zor?
müzik bizim asıl işimiz.oyunculukla müziği aynı yere koyamam.müzik benim yaşam tarzım.oyunculuk şu anda ciddi anlamda deneyeceğim ve karşılığını alacağım şey.her zman bizim için müzik daha zor.oyunculukda hiç kolay değilmiş.
olumsuz tepki alırsanız tekrar oyunculuğu düşünürmüsünüz?
çok olumsuz tepkiler alırsam demekki yapamıyormuşum derim.dizi tutmazsa hayal kırıklığı yaşarım üzülürüm.bu işe hepsi grubunun ismini koyduk ve iyi bir şey yapmaya çalışacağız.
şarkıcılıktan oyunculuğa geçmeniz bir dez avantajmı?
öyle birşey yok.biz büyük harfle müzisyeniz,küçük harfle oyuncuyuz.
hayatta en çok neyi yapmak istersiniz?
çok büyük bir ev almak istiyorum.çünkü ben bütün ailemle yaşamak istiyorum.bir de kendi dans okulumu açmak.
hayranlarınızdan nasıl tepkiler geldi?
:arrow:inanılmaz iyi tepkiler aldık.ne zaman dizinin yayınlanacağını soruyorlar.


YASEMİN YÜRÜK'E SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
kızlar biraz kokoş ben değilim.kendi karakterimi canlandırıyorum.daha çok otomobilllerle ilgileniyorum.arabaları çok seviyorum.biraz alıngan duygusal biriyim.
risk aldığınızı düşünüyormusunuz?
her şey risk.tabiiki dizi risk taşıyabilir ama bir işi iyi yapıyorsanız sonucu da iyi olur.
oyunculuk teklifi daha önce geldimi?
evet daha önce çok dizi teklifi geldi ama biz hiçnirini kabul etmedik.çünkü biz eğitimini almadığımız birşeyi yapmayız diye her zaman söylemişizdir.biz de bunun eğitimini aldık ve bu teklifi kabul ettik.yedi ay ders aldık ve hala eğitimimiz devam ediyor.
oyunculukla ilgili endişeleriniz varmı?
tabii ki endişelerim var ama yapabildiğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.oyuncu koçumuzda bize bu anlamda iyi olduğumuzu söyledi.


EREN BAKICI'YA SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
dizide kendi ismimizi kullanıyoruz.çünkü insanlar tvde izledikleri kahramanların ismini gerçek sanmalarından dolayı böyle bir şeye karar verildi.kendimi anlatıyorum.benim senaryolaştırılmış hayatım.tamamen gerçek hayatımız değil,esinlenmiş dersek daha doğru olur.kendimi oynuyorum ama biraz abartılmış hali.
hepsi grubunun çıkış hikayesi bu mu?
hepsi grubunun çıkışı değil ama bizim gelişimimiz.dans ve müzk hayatına girişimiz anlatılacak.ama bu gerçek hayatımızla birebir değil.normal hayatımda ben çok iyimser ve çok doğacıyım.yeşili severim sağlıklı beslenirim.arkadaşlarımıda sağlıklı beslensin diye uyarırım.dizide de aynen bu karakterdeyim.
dizinin ekranda tutunabileceğine inanıyormusunuz?
gerçekten bu soruyu kendime çok soruyorum.çok iyi diziler bile bir anda tepetaklak olabiliyor.iyi bir kadroya sahip diziler neden erken bitiyor?bu reytingleri kim belirliyor?nerede bu reyting makineleri diye kendi kendime soruyorum.gerçekten bu konuda hiçbir fikrim yok.inşallah tutar.çok güzel bir hayran kitlemiz var.
diziniz tutmazsa popülaritenizin etkileneceğini düşündünüzmü?
çok büyük bişey kaybedeciğimizi düşünmüyorum.çünkü orada çok zor bir işin altına girdiğimizi düşünüyorum.sonuçta biz oyuncu değiliz.biz bu diziye başlamadan önce oyunculuk eğitimi aldık.oyuncu koçumuz ayçe abana bize ders verdi.çok zor bir karakteri oynamıyoruz.sonuçta biz kendimizi canlandırıyoruz.kendimi canlandırmak için set ortamı ve kamerayı öğreniyoruz.tabii ki ilk bölümlerde insanlardan tepki gelecektir ve bu eleştiriler bizi olumlu etkileyecektir.çünkü ileriki bölümlerde daha iyi olmamızı sağlayacaktır.dizi olmazsa da artık yapacak birşey yok.
en sevdiğiniz oyuncular kimler?
zuhal olcay,sumru yavrucuk..ikisinide çok seviyorum.
hayatta en çok ne yapmak istiyorsunuz?
ben şu anda en çok yapmak istediğim şeyi yapıyorum..


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın